
İstanbul Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıları Kalkındırma ve Sosyal
Yardımlaşma Derneği adı altında dernek kuran semtteki mülk sahipleri,
İzmir Barosuna kayıtlı avukat Barış Kaşka aracılığıyla kamulaştırma çalışmalarının
acilen durdurulması istemiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM)
başvurdu.
Avukat Barış Kaşka yaptığı açıklamada, Beyoğlu Belediyesinin Tarlabaşı
semtindeki, "5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların
Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun"a dayanan
uygulamalarının bölgedeki "eşsiz 209 tarihi binayı yok etme tehlikesiyle
karşı karşıya bıraktığını", mülk sahiplerini de mağdur ettiğini iddia
etti.
5366 sayılı Yasaya dayanan, Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulunun 30 Kasım 2007 tarihli 26 numaralı kararının ardından,
Beyoğlu Belediyesinin tarihi gayrimenkulleri, "yenileme ve taşıma" projeleriyle,
"yok pahasına" kamulaştırmaya başladığını ileri süren Kaşka, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul Yenileme Alanları
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26 numaralı kararı
ve projelerin yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açmıştı. Bir grup
Tarlabaşı sakini, Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıları Kalkındırma ve
Sosyal Yardımlaşma Derneğini kurarak, davaya müdahil oldular. Henüz esasa
ilişkin karar verilmedi ancak İstanbul 3. İdare Mahkemesi ve İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulması talebini, müvekkillerimiz
aleyhine reddetti.
Semt sakinleri adına, projenin acilen durdurulması gerektiğini, yoksa
telafisi imkânsız zararların meydana gelebileceğini savunuyoruz. Bu nedenle,
AİHM'e davayı bu aşamada taşıdık. Başvurumuzla çok tartışılan 5366 sayılı
Yasa ilk kez uluslararası hukuk denetimine açılmış olacak. AİHM'in, en
az 200 yıllık geçmişe sahip yapıların yok olmasına, semt sakinlerinin
mağduriyetine 'dur' diyeceğine inanıyoruz."
5366 sayılı Yasa'nın, Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.
ve 8. maddelerine ve Ek Protokolun 1/1 maddelerine aykırı olduğunu savunan
Kaşka, şöyle dedi:
"Bakanlar Kurulu, 6 Temmuz 2006 tarihinde, Milli Müdafaa Mükellefiyeti
Kanuna dayanarak, Beyoğlu Belediyesine 'acele kamulaştırma yetkisi' verdi.
O tarihte var olmayan bu proje için olağan kamulaştırmanın gecikmeye neden
olacağının nasıl anlaşıldığına ve bu yetkinin nasıl verildiğine anlam
veremiyoruz. 5366 sayılı Yasa ile koruma amaçlı imar planları ile yapılması
gereken müdahaleler, kentsel dönüşüm sahası haline getirilmiş ve Koruma
Kurulları devreden çıkarılmıştır.
Uygulama, kültürel varlıkları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı
gibi semt sakinleri için son derece haksız sonuçlar doğruyor. İnsanların
mülkleri, yok pahasına ele geçirilmek isteniyor. Acele kamulaştırma yetkisinden
güç alan belediye, semt sakinlerinin kat karşılığı kamulaştırma önerilerini
kabul etmiyor. Mülk sahiplerinin kendi binalarını yenileme hakkını da
kendilerine vermiyor. Bu nedenle uygulama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin
ilgili hükümlerine açıkça aykırı. İdari işlemin yürütmesinin durdurulması,
hayati öneme sahip."
Başvuru dilekçelerine, çeşitli üniversite görevlilerince hazırlanmış Tarlabaşı
projesine ilişkin tezleri de eklediğini bildiren Barış Kaşka, davanın
görülmesinin öne çekilmesini ve Strazburg'ta duruşma talep ettiklerini
sözlerine ekledi.